24 Mayıs 2010 Pazartesi

3. köprü Türkiye'yi lojistik üs konumuna getirecek

Üçüncü köprü güzergâhını doğru bir karar olarak değerlendiren taşımacılar, projenin Türkiye'nin lojistik üssü olmasına ciddi katkı sağlayacağını belirtiyor. Avrupa ile Asya'nın kesiştiği noktada taşımacılar için yapılacak köprü, İstanbul ve Türkiye'yi bir nakliye üssü yapacak.İstanbul Boğazı'na yapılacak 3. köprü ve otoyol güzergâhının kentin kuzeyine inşa edilmesinde en önemli etken uluslararası transit trafiğin şehir dışına alınmasıydı. Nakliyecilerin 10 dakikada kat edebilecekleri bir mesafe için her sabah ve akşam 4'er saat trafiğe çıkış yasağının kalkmasını beklemek mecburiyetinde kalması, lojistik açısından büyük sıkıntı oluşturuyordu. İkinci çevre yolundaki trafik yoğunluğu Türkiye'nin uluslararası lojistik üs olma hedefini geciktiriyordu. 3. köprünün lojistik ve uluslararası taşımacılık açısından son derece önemli olduğunu belirten Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) Başkanı Tamer Dinçşahin, "2023 yılı hedeflerinde Türkiye'nin lojistik üs olması konumu var. Ama geçilemeyen yollarla hiçbir şekilde bir lojistik üstolma şansımız oluşamaz. Bu nedenle bu güzergâh son derece önemli bir noktada." dedi.
Türkiye Odalar Ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkan Yardımcısı Halim Mete, İstanbul Boğazı'na inşa edilecek üçüncü köprü sayesinde Sarp Sınır Kapısı'ndan giren nakliye araçlarının rahatlıkla Avrupa'ya ulaşacağını söyledi. Köprünün konumunun son derece doğru olduğunu belirten Mete şu bilgileri verdi: "2023 hedefleri arasında Türkiye'nin ihracat hedefi 500 milyar dolar. Bu hedefe ulaşabilmek için ulaşım altyapısının güçlendirilmesi gerek. Eğer biz aynı limanlarla ve aynı yollarla kalırsak ihracat hedefimizi yakalama şansımız yok.Lojistik üs olabilmek için önemli bir dağıtım ağına sahip olmak, altyapının, yolların, deniz ve hava limanlarının gelişmiş olması gerekiyor. Türkiye bir lojistik merkezi olmayı hak ediyor. Sarp'tan giren TIR ve kamyonlar, Sakarya ve Kocaeli'ne gelerek hiç şehre girmeden 3. köprü üzerinden Avrupa'ya geçiş yapacaklar."
Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenler Derneği (UTİKAD) Başkanı Kosta Sandalcı ise 3. köprü sonrasında Karadeniz hattına bağlanacak yol ile Gürcistan, Ermenistan bağlantı ekseni üzerinden Türk ve Orta Asya cumhuriyetlerine karayolu ile ulaşmanın çok daha kolay olacağını kaydetti.

7 Mayıs 2010 Cuma

insanlar, onlara kendilerini nasıl hissettirdiğinizi asla unutmazlar...

Şİmdi kaleme alacağım olay 14 ekim 1998 de kıtalar arası bir uçuş esnasında gerçekleşmiş. "Bir kadın, uçakta zenci bir a...damın yanında oturuyordu. Durumdan rahatsızlığını belli edercesine, hostesten başka bir yer bulmasını istedi, zira öylesine antipatik birinin yanında o...turamazdı. Hostes, tüm uçağın dolu olduğunu fakat birinci sınıfta yer olup olmadıına bakacağını söyledi. Diğer yolcular şaşkınlık ve tiksintiyle olayı izliyorlardı, bu kadının sadece terbiyesizliğine değil, bir de birinci sınıfta yolculuğu devam edeceğine şahit oluyorlardı. Zavallı adamcağız çok kötü bir durumda olmasına rağmen cevap vermemeyi tercih etti. Bu yüksek tansiyondaki durumda kadın, birinci sınıfta ve o adamdan uzak uçabileceğinden tatmin olmuş, hostesin dönmesini bekliyordu. Birkaç dakika sonra geri gelen hostes, kadına: "Çok özür dilerim geciktim.Birinci sınıfta bir yer buldum… Bu yeri bulmak biraz zamanımı aldı, sonra yer değişikliği için pilottan izin almam gerekiyordu. 'Hiç kimse sorun yaratan bir diğerinin yanında oturmak mecburiyetinde tutulamaz' dedi ve bu izni verdi." Diğer yolcular kulaklarına inanamıyorlardı, bu esnada kadın da bir zafer kazanmış gibi yerinden kalkmaya hazırlandı. Aynı anda hostes, oturmakta olan zenciye dönerek: "Beyefendi, sizi uçağın birinci sınıfındaki yeni yerinize götürmem için beni takip eder misiniz lütfen? Seyahat firmamız adına kaptan pilotumuz sizden böyle nahoş bir olay yaratan kimsenin yanında oturmak mecburiyetinde bırakıldığınız için çok özür diliyor." Tüm yolcular hep birlikte, bu olayı iyi bir biçimde sonuçlandıran uçak personelini alkışlayarak tebrik ettiler. O yıl, kaptan pilot ve hostes uçaktaki davranışlarından dolayı ödüllendirildiler. Aşağıdaki mesaj, tüm ofislere personelin görebileceği bir biçimde iletildi: "İnsanlar onlara ne söylediğinizi unutabilirler. İnsanlar onlara ne yaptığınızı da unutabilirler. Ama insanlar, onlara kendilerini nasıl hissettirdiğinizi asla unutmazlar."

5 Mayıs 2010 Çarşamba

Üçüncü köprü, Asya ile Avrupa'yı Karadeniz üzerinden bağlayacak

İstanbul Boğaz'ına planlanan yeni gerdanlık, Avrupa yakasındaki Garipçe köyü ile Anadolu yakasındaki Poyrazköy arasında uzanacak. Daha önce Sarıyer-Beykoz ve Tarabya-Beykoz mevkileri üzerinde duruluyordu. Ancak sürpriz güzergâh, Boğaz'ın Karadeniz çıkışına çok yakın bir noktada yer alıyor. Köprüyle birlikte ayrıca iki kıta arasında yeni otoban yapılacak. 260 kilometrelik Kuzey Marmara Otoyolu 6 milyar dolara mâl olacak ve 5 yılda bitirilecek.Tekirdağ il sınırına yakın bir noktada TEM'den ayrılacak Kuzey Marmara Otoyolu, kuzeye doğru yönelerek yeni köprü üzerinden Boğaz'ı geçecek. Daha sonra Anadolu yakasında Paşaköy yakınlarından Gebze'ye uzanıp yapılacak İzmir Otoyolu ayrımına ulaşacak. Oradan da İzmit'in kuzeyinden Adapazarı'na yönelip Akyazı ile Hendek ilçe sınırından tekrar TEM'e bağlanacak. Yap-işlet-devret modeliyle gerçekleştirilecek projede bu yıl içinde ihaleye çıkılacak. Köprü ve otoyolun geçeceği güzergâhtaki arazilerin yüzde 75'inin Hazine'ye ait.260 kilometrelik toplam güzergâhın yüzde 16'sı özel arazi, yüzde 48'i orman arazisi, yüzde 11'i 2B (bozulmuş orman) arazisi, yüzde 16'sı Hazine arazisi ve yüzde 11'i de askerî bölgelerden geçecek.

2 Mayıs 2010 Pazar

Garipçeliler: 3. köprü ile birlikte imar hakkı gelsin, çocuklarımızı evlendirelim'

İstanbul Boğazı'na takılacak üçüncü gerdanlık, Garipçe ile Poyrazköy arasında yapılacak. Boğazın küçük bir balıkçı köyünde kendi halinde yaşayan insanlar köprü yapılacağı haberiyle basın mensuplarının yoğun ilgisiyle karşılaştı. Huzurlarının bozulmasından endişe eden Garipçeliler, "Köprü ile birlikte imar hakkı da gelsin. Çocuklarımızı evlendirip ayrı ev açabilelim." diyor.

saat olmuş geceye çeyrek

bir pazar gününün daha bitmesine şurada çeyrek saat kalmış.... bilgisayarımın başındayım... zeki müren'i dinliyorum... ne güzel söylüyor müren... ayrılıp gidişinin bu gece yıl dönümü... her gece dinliyorum ama şunu anladım eski sanatçılar ve icra ettikleri sanatı günümüzde bulmak çok ama çok zor yine de imkansız değil....